21 Aralık 2016 Çarşamba

Reklamlar bitti

Uzun aradan sonra ve uzun uğraşlar sonucunda bloguma girebilmeyi başardım. Şimdi uzun uğraşlar derken diye sorduğunuzu var sayıp cevap vermek isterim. 1 yıla yakındır buraya girmemiştim. Haliyle şifremi unutmuştum. Neyse ki üstün zekam sağ olsun şifremi bi yere yazmışım!
Ne yazmam gerektiğini de bilmiyorum. Ama bişeyler karalamak hoşuma gitmiyor değil. 1 yıldır ortalıktan kayboluşumun çok güzel sebepleri var. Burda bahsettiğim adam ile evlendim! Allahım nasıl heyecan bastı gene. Halbuki 2 ayı geçti biz bir yuva kuralı. Mutluyuz çok şükür. Vakit buldukça yazmaya devam edeceğim. Öpüldünüz! :)

3 Şubat 2016 Çarşamba

Hoşgeldin

Dünyaya gelirsin ve yaşamaya başlarsın, başına neler geleceğini bilmeden hemde. Sana yazılmış olan kaderinden habersiz iken. Yaşarsın, yaşarsın, yaşarsın. Ama boşu boşuna ve çok sıkıcı bir şekilde. Sadece yapman gerekenleri yapar, yemek yer, su içer, uyursun.
Daha sonra bir gün kapın çalınır, kimin geldiğini bilmezsin. Sen kapıyı açmadan o girer hayatından içeri. Gözlerin kısılmaya başlar, gelenin güzelliğinden ötürü. Gülüşünün güneş gibi etrafı aydınlattığından ötürü.
Sonra şu sol tarafında bi kıpırdaşmalar olur. Her zaman kan pompalayan kalp, bu sefer hızlı hızlı atmaya başlar. Dudaklarını ısırırsın "Bu nasıl güzel bi gülüş?" diyerek.
Ayağa kalkıp "Hoşgeldin" dersin. "İyi ki geldim" derken o huzur veren sesini duyar kulakların.
Daha sonra dile gelir kulakların; "Duyduğum en güzel melodi bu ses" diyerek.

En güzel misafirim oldun, ama artık kalıcısın ve burası senin de evin.
İyi ki geldin sevdiceğim.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Kuşlar uçuyor

Herşey yavaş yavaş yoluna girmeye başlıyordu. Umutlarımız her geçen gün çoğalıyor, sabrımız her geçen gün dahada çok artıyordu. Hayat güzeldi, kuşlar uçuyordu. Gökyüzü gökkuşağı ile birlikteydi.
Bir pazar sabahı herkes herşeyi öğrenmişti. Omuzlarımızdan yükler kalkmıştı. Sorumluluklar artmıştı. Dahada çok özgürdük artık. 
Ama tüm bunlara rağmen çok mutluyduk. Çünkü mutluluk elde edemediklerinde değildir. Elindekinin kıymetini bilmektir. 
Benim elimde, yüreğimde, aklımda, evimde, hayatımda hep o vardı. 
Sabretmekten bahsetmiştim, zorluğundan bahsetmiştim. Şimdi oturup düşününce iyi ki sabretmişim diyorum. Pardon iyi ki sabretmişiz. 
Sabrın sonu selamettir. Özlemenin sonu kavuşmaktır.

Velhasıl kelam; özlem çekenlerin kavuşması dileğiyle.


15 Aralık 2015 Salı

Yorgunluk

Hep demişimdir insanın umutları vardır diye. Peki o umutlar hiç mi tükenmez? Hep mi güçlü olmak zorundayız? Hep mi dimdik olmak zorundayız? Hep mi savaşmak zorundayız?
İnsanın hiç mi gücü azalmaz? Hiç mi yorulmaz insan?
Evet bu soruların cevabını sorgulamak lazım. Çünkü insan yorulur, gücü azalır ve oluruna bırakır herşeyi.
Düşünerek uyur ve düşünerek uyanırsak beynimizde yorulur, vücudumuzda.
Parmağını kaldırmaya hevesi kalmaz insanın.
Yaşayacak bazı şeyler kalmıştır fakat bunlar içinde sabır gereklidir. Peki yorulan bi insana sabret demek ne kadar doğrudur?
Kendini anlamsızca bi boşluğa bakarken yakalarsın. Bu şekilde saatler, günler ve zaman geçer gider.
Allah kimsenin umutlarını tüketmesin. Doğru kapıyı açsın artık bize.
Çok amin.

Dipnot; belkide deliriyoruz, iyi tarafından bakalım yani.

9 Aralık 2015 Çarşamba

En güzel tesadüf

Tercihleri vardır insanın. Bazen bişeyleri tercih etmek zorundasındır. Ama bazende istisnalar vardır. Tek seçeneğin olur ve sen onu zaten seçmişsindir. 
Yukarıda ki öyle yazmıştır, sende yaşıyorsundur. 
Fakat şunu sormam gerekir ki tercih yapan insanlar için; Kime göre tercih? Neye göre tercih? Kime göre doğru? Kime göre yanlış?
Bunları sorgulamak isteyen sorgulayabilir.
Ama ben sorgulama gereği duymuyorum. Çünkü o bir tercih değil, o bir tesadüf.
Başıma gelen en güzel tesadüf.
Eğer bir gün sizinde karşınıza çıkarsa bu tesadüf, sorgulamak için vakit kaybetmeyin.
Kıymetini bilin.
Çünkü aşk tesadüfleri sever.

6 Aralık 2015 Pazar

Adam ve Kadın

Üst üstüne gelir herşey.
Sıkıntılar, üzüntüler, duyduklarımız, duymamazlıktan geldiklerimiz, hasret, çaresizlik.
Yaşamak zorunda olduğumuz zorunluluklar ve mesafeler.
Bunların hepsi olursa eğer adam yaşadığı hayattan bıkar. Nefes almaktan yorulur. Güçlü olmaktan yorulur. Güçlü durmak istemez artık, ve bırakır kendini.
Dudaklarından şu kelimeler dökülür; "Bittim"
Ama kadın hep yanındadır adamın. Ellerini uzatır ona tutup kalkması için. Çünkü kadının umutları vardır, adamda ise tükenen umutlar.
Şehrin ortasında kadın ve adam yalnızdır, tek başlarına.
Herşeyden ve herkesden vazgeçmişlik, umudun bittiğini gösterir.
Ama ertesi sabah uyandığında umutlar tazelenir, ve yenilenirsin.
Tekrar başlarsın umut etmeye, ertesi gün tekrar biter umutlar. Bu şekilde döngü içindedir insan.
Nefes almaktan yorulmak yerine, ellerimizi açıp nefes aldığımız için şükür etmeliyiz.
Umutlarınız hiç tükenmesin.
Bir gün herşey çok güzel olacak.

29 Kasım 2015 Pazar

Kendini silkele

Güzel bir hayatının olmasını herkes ister. Ama bazı istisnalar harici kimse hayatını güzelleştirmek için uğraşmaz. Sadece oturduğu yerden "Ya güzel bi hayatım olsun istiyorum" demeyi bilirler.
Madem istiyorsun o zaman o kıçını kaldır ve bişeyler için çabala, mücadele et ve istediğin hayatı gerçekleştir.
Çoğumuz "Armut piş, ağzıma düş" sözünün yolundan gidiyoruz. Ama artık kendimizi silkeleme zamanı.
Herşey insanın elindedir ve isterse herşeyi yapabilir. Sadece sabretmesi gerekir. 
Sen elinden gelenin daha fazlasını yap, çabala, mücadele et ve sabret. Sonrasında zaten meyvelerini yersin afiyetle.