25 Kasım 2015 Çarşamba

Umut fakirin ekmeği

Bu gecemizi Ayın ışığı aydınlatıyordu. Daha demin gökyüzüne bakarken dalıp gittiğimi fark ettim.
Ne düşündüğümü ise henüz bende bilmiyorum. Ama ufak bir sır vermem gerekirse içim huzur ile doldu. Tabi ki ciğerlerim de oksijenle.
Doğrusu ciğerlerimin sevdiğim adamın kokusu ile dolmasını daha çok seviyorum.
Ama şimdi konumuzu dağıtmayalım.
Gecelerin böyle aydınlanması da bir o kadar saçma, çünkü gece dediğin karanlık olur. Ama ironi şurada; karanlık gecelerimizde aydınlık olabiliyor bazen.
Misal vermek gerekirse "Her gecenin bir sabahı vardır."
Gündüze gelecek olursak, gecenin fragmanı gibi. Yani asıl film gece başlıyor. 
Geceleri insanların dertlerinin arttığı söyleniyor. Doğru bulmuyorum bunu çünkü o dert sende zaten var kardeşim, sadece gündüz kalabalıkta fark edemiyorsun ve gece yalnız kalınca omuzlarına tekrar yükleniyor.
Tıpkı gün boyu insanları güldürüp gece odasına çekilince ağlayan palyaço gibi.
Aslında çoğunluğumuz bu verdiğim örneğe örneğiz. 

Velhasıl kelam; Gökyüzüne bakmayan insan olur mu bilemem ama, olanların da umudunun olmadığına garanti verebilirim.
Çünkü gökyüzüne bakmak bir umuttur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder