3 Şubat 2016 Çarşamba

Hoşgeldin

Dünyaya gelirsin ve yaşamaya başlarsın, başına neler geleceğini bilmeden hemde. Sana yazılmış olan kaderinden habersiz iken. Yaşarsın, yaşarsın, yaşarsın. Ama boşu boşuna ve çok sıkıcı bir şekilde. Sadece yapman gerekenleri yapar, yemek yer, su içer, uyursun.
Daha sonra bir gün kapın çalınır, kimin geldiğini bilmezsin. Sen kapıyı açmadan o girer hayatından içeri. Gözlerin kısılmaya başlar, gelenin güzelliğinden ötürü. Gülüşünün güneş gibi etrafı aydınlattığından ötürü.
Sonra şu sol tarafında bi kıpırdaşmalar olur. Her zaman kan pompalayan kalp, bu sefer hızlı hızlı atmaya başlar. Dudaklarını ısırırsın "Bu nasıl güzel bi gülüş?" diyerek.
Ayağa kalkıp "Hoşgeldin" dersin. "İyi ki geldim" derken o huzur veren sesini duyar kulakların.
Daha sonra dile gelir kulakların; "Duyduğum en güzel melodi bu ses" diyerek.

En güzel misafirim oldun, ama artık kalıcısın ve burası senin de evin.
İyi ki geldin sevdiceğim.