26 Şubat 2018 Pazartesi

Yaşa!

Bazen elimizde ne var, yanımızda kim var, ne yapıyoruz, neredeyiz gibi soruları kendimize hiç sormuyoruz. Hatta sorma gereği bile duymadan yaşıyoruz. Bence bazen sorgulamak gerekiyor bu hayatı. En azından nasıl yaşadığını keşfetmiş olursun, nasıl biri olduğunu daha iyi görürsün kendini daha iyi tanımış olursun.
Bunları keşfettikten sonra hayatına olumlu yansımalarını göreceksin.
Gerek kendini daha iyi hissetme, gerek bu zamana kadar mutsuzsan belki ne istediğini oturup düşünüp sorguladığın için kendini sevdiğin işi yada sevdiğin müziği dinlerken bulabilirsin sonuç olarak da mutlu olursun.
Mutlu olmak çok önemlidir, yaşamak için yaşamayın.
Etrafınıza şöyle bir bakın, aslında ne kadar şanslısınız. Elinizde ki bir bardak kahvenin bile keyfini çıkarın kıymetini bilin.
Her nefes alıp verdiğimiz de bile tüm insanlık tüm toplum olarak ne kadar şanslı olduğumuzu anlasak keşke.
İstek ve arzu çıtasını mümkün oldukça aşağıda tutun, daha iyisi daha güzeli daha hızlısı daha yenisi derken hayat telaşının ve karmaşanın içine girmiş bulursunuz kendini.
Toplumun ne düşündüğünü ne diyeceğini boşvermenin sizce de zamanı gelmedi mi?
Kendinizle barışık olun, kendinizi sevin ve saygı duyun. 
Geçmiş geçmişte kalmıştır, türlü türlü pişmanlıklar size bişey kazandırmaz. Onun yerine geleceğinizi düzeltmeye ve anı yaşamaya bakın.
Fazla düşünmeye gerek yok, sevin ve şükredin.
Formül belliyse en güzel günler!

24 Şubat 2018 Cumartesi

Sus

DÜŞÜN

İnsanlar kalabalığa alışıktır. Evlerinde, sokaklarda, akraba ziyaretinde, bayramda, kutlamada.
Lakin hayat her zaman size iyi davranmıyor. Kalabalıkta yaşarken yanınızda ki insanlar teker teker gidiyor, ayrılıyorlar yanınızdan.
Sonra bir bakıyorsunuz ki kendiniz ile baş başa kalmışssınız.
Kalabalığa alışkın bir insan olarak yalnızlığa alışmak biraz zaman alacaktır. 
Aslında yalnızlık, sessizlik güzeldir efendim. Yanında sevdiğin güvendiğin bir kaç insan olsa yeterli, gerisi sen ve sen.
Bazen sessizlikte insana iyi gelir, oturup düşünmesi için, geçmişini ölçmesi için, geleceğini tartması planlaması için.
Kendi içine dönüp sükunet etmek iyi gelir. Şükretmek iyi gelir. Hayat o kadar hızlı akıyor ki, bunun yanına birde kalabalıklığı eklersek insan ne doğruyu görebilir nede nerede yanlış yaptığını.
O yüzden arada yalnız kalmaya çalışın, kafanızı iki elinizin arasına alıp biraz düşünün.
Düşünmek, şükretmek güzel şeylerdir.
Hatta evinizde, ofisinizde telefonunuza, sosyal medyanıza ayıracağınız 15 dakikalık vakti kendinize güzel bir kahve yapıp şöyle güzelce oturup hiç bişey yapmamaya ayırın.
Nefes almanın bile bir mucize olduğunu, şu anda yaşıyor olmanın heyecanını tadın.
Her insan yalnızlığı hak eder.

Özgürlük

Hello!

2 yıl sonra tekrardan döndüm buraya, acemilik çekmiyorum dersem yalan olur.
Eski yazılarımı okuyup geçmişe gittim. Şimdi ise yeniden başlıyorum yazmaya.
Zaman içinde hayatımda bir çok değişikliğe imza attım. Belki de hayata sıfırdan başladım ama benim bile haberim olmayabilir.
Geçen zamanı değil de bundan sonrasını anlatacağım buraya.
Aslında anlatmak istediğim bir çok şey var, mutluluklar, hüzünler, özlemler, kavuşmalar, ayrılıklar, yalnızlıklar.
Dilimin ucuna geliyor hepsi, geri gönderiyorum zamanı değil diye.
Yazıma 'ben ne yangınlar gördüm' diyerek son veriyorum, geceniz güzel olsun.

3 Şubat 2016 Çarşamba

Hoşgeldin

Dünyaya gelirsin ve yaşamaya başlarsın, başına neler geleceğini bilmeden hemde. Sana yazılmış olan kaderinden habersiz iken. Yaşarsın, yaşarsın, yaşarsın. Ama boşu boşuna ve çok sıkıcı bir şekilde. Sadece yapman gerekenleri yapar, yemek yer, su içer, uyursun.
Daha sonra bir gün kapın çalınır, kimin geldiğini bilmezsin. Sen kapıyı açmadan o girer hayatından içeri. Gözlerin kısılmaya başlar, gelenin güzelliğinden ötürü. Gülüşünün güneş gibi etrafı aydınlattığından ötürü.
Sonra şu sol tarafında bi kıpırdaşmalar olur. Her zaman kan pompalayan kalp, bu sefer hızlı hızlı atmaya başlar. Dudaklarını ısırırsın "Bu nasıl güzel bi gülüş?" diyerek.
Ayağa kalkıp "Hoşgeldin" dersin. "İyi ki geldim" derken o huzur veren sesini duyar kulakların.
Daha sonra dile gelir kulakların; "Duyduğum en güzel melodi bu ses" diyerek.

En güzel misafirim oldun, ama artık kalıcısın ve burası senin de evin.
İyi ki geldin sevdiceğim.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Kuşlar uçuyor

Herşey yavaş yavaş yoluna girmeye başlıyordu. Umutlarımız her geçen gün çoğalıyor, sabrımız her geçen gün dahada çok artıyordu. Hayat güzeldi, kuşlar uçuyordu. Gökyüzü gökkuşağı ile birlikteydi.
Bir pazar sabahı herkes herşeyi öğrenmişti. Omuzlarımızdan yükler kalkmıştı. Sorumluluklar artmıştı. Dahada çok özgürdük artık. 
Ama tüm bunlara rağmen çok mutluyduk. Çünkü mutluluk elde edemediklerinde değildir. Elindekinin kıymetini bilmektir. 
Benim elimde, yüreğimde, aklımda, evimde, hayatımda hep o vardı. 
Sabretmekten bahsetmiştim, zorluğundan bahsetmiştim. Şimdi oturup düşününce iyi ki sabretmişim diyorum. Pardon iyi ki sabretmişiz. 
Sabrın sonu selamettir. Özlemenin sonu kavuşmaktır.

Velhasıl kelam; özlem çekenlerin kavuşması dileğiyle.


15 Aralık 2015 Salı

Yorgunluk

Hep demişimdir insanın umutları vardır diye. Peki o umutlar hiç mi tükenmez? Hep mi güçlü olmak zorundayız? Hep mi dimdik olmak zorundayız? Hep mi savaşmak zorundayız?
İnsanın hiç mi gücü azalmaz? Hiç mi yorulmaz insan?
Evet bu soruların cevabını sorgulamak lazım. Çünkü insan yorulur, gücü azalır ve oluruna bırakır herşeyi.
Düşünerek uyur ve düşünerek uyanırsak beynimizde yorulur, vücudumuzda.
Parmağını kaldırmaya hevesi kalmaz insanın.
Yaşayacak bazı şeyler kalmıştır fakat bunlar içinde sabır gereklidir. Peki yorulan bi insana sabret demek ne kadar doğrudur?
Kendini anlamsızca bi boşluğa bakarken yakalarsın. Bu şekilde saatler, günler ve zaman geçer gider.
Allah kimsenin umutlarını tüketmesin. Doğru kapıyı açsın artık bize.
Çok amin.

Dipnot; belkide deliriyoruz, iyi tarafından bakalım yani.

9 Aralık 2015 Çarşamba

En güzel tesadüf

Tercihleri vardır insanın. Bazen bişeyleri tercih etmek zorundasındır. Ama bazende istisnalar vardır. Tek seçeneğin olur ve sen onu zaten seçmişsindir. 
Yukarıda ki öyle yazmıştır, sende yaşıyorsundur. 
Fakat şunu sormam gerekir ki tercih yapan insanlar için; Kime göre tercih? Neye göre tercih? Kime göre doğru? Kime göre yanlış?
Bunları sorgulamak isteyen sorgulayabilir.
Ama ben sorgulama gereği duymuyorum. Çünkü o bir tercih değil, o bir tesadüf.
Başıma gelen en güzel tesadüf.
Eğer bir gün sizinde karşınıza çıkarsa bu tesadüf, sorgulamak için vakit kaybetmeyin.
Kıymetini bilin.
Çünkü aşk tesadüfleri sever.